KAHRAMAN

Merhaba ben Kahraman, bu da benim yol hikayem
Aslını isterseniz kendimden bahsetmeyi pek sevmem. Hani derler ya “Ayinesi iştir kişinin,lafına bakılmaz” diye… Benimkisi de o hesap. Ama sağolsunlar Coca-Cola’daki arkadaşlar,bu yaştan sonra bana böyle bir görev verdiler. O halde kendimi ve hikayemi direksiyonum döndüğünce anlatayım.

Benim yol hikayem 1967 yılında Amerika’da başladı. Benim de bir parçası olduğumu International markası o dönemin en gözde kamyonlarını üretirdi. Herkes bize sahip olmakiçin yarışırdı. Hey gidi günler hey…

Her neyse, kardeşlerimle ben dünyanın dört bir yanına dağıldık. Benimde şansıma Türkiye’ye gelmek düştü. Şimdi düşünüyorum da iyi ki de öyle olmuş.

İlk ve tek sahibim Memiş Bey ile de bu vesileyle tanıştık. Bana Kahraman adını da o verdi. Sağolsun benimle hep yakından ilgilendi, yağımı, suyumu hiç eksik etmedi. Ben de onu hiç yarı yolda bırakmadım. Yağmur, çamur, kar demedik, güzel ülkemizin bütün yollarını dolaştık.

5 sene önce Memiş Bey ile birlikte ben de emekli oldum, Ankara’daki evimizin garajında dinlenmeye çekildim. Günlerden bir gün, kırmızı kıyafetli ve güler yüzlü bazı insanlar geldi. Her yerimi incelediler, fotoğraflarımı çektiler. Memiş Bey’in “Orada öyle yatacağına çalışsın,ben de mutlu olurum” dediğini duyduğumda hayatımın değişeceğini anladım. Sonunda Memiş Bey ile gözyaşları içinde vedalaştık…

Ve yeni arkadaşlarımla birlikte İstanbul’a doğru yola çıktık… Demek isterdim ama maalesef öyle olmadı. Onca sene boş oturmanın etkisiyle hamlamış olmalıyım ki motorum çalışmadı. Neticesinde beni bir çekiciye yüklediler ve İstanbul’a getirdiler.
Bana projelerini anlattıkları vakit ben de heyecanlandım. Onca yıl her türlü yükü taşıdıktan sonra bu kez insanlara mutluluk taşıyacaktım. Akabinde hummalı bir ekip çalışması başladı. Motorum hariç, neredeyse tüm parçalarımı değiştirdiler. Eh tabi bu arada ne aksilikler, ne zorluklar yaşandı ki sormayın.

Lafı daha fazla uzatmayayım. Uzun bir hazırlık sürecinin ardından yeniden yollara çıkmaya hazır hale geldim. Yeni halimi sadece ben ve ekip arkadaşlarım değil, herkes beğenmiş olacak ki her yola çıkışımda kornalar çaldılar, selam verdiler, fotoğraflarımı çektiler.

İşte böyle… Yılların emektar kamyonu Kahraman, oldu size pırıl pırıl bir Coca-Cola Dükkanı. Kusura bakmayın, hikayemi biraz uzun anlattım ama o kadarını mazur görürsünüz artık. Tabii hikayem henüz bitmedi, hatta yeni başlıyor. Bu hikayede sizinle de yollarımızın kesişeceğini ümit ediyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>